ARILARIN INTIKAMI
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
ARILARIN INTIKAMI
Yazan: Musa Ertem
Söyle bir geriye bakiyorum da, kücükken ben de epey yaramaz bir cocukmusum. Oysa ki kendimi uslu sanirdim. Ama anilarimi yazmaya basladikca pek de uslu olmadigim ortaya cikmaya basladi. Sizlere bugün yine cocuklugumdaki yaramazliklarimdan birini anlatacagim.
Bu animi zar zor hatirliyorum. Insan 5 yasindan öncesini pek hatirlayamaz. Sanirim ben de 5-6 yaslarindaydim. Göllü bagindaydik. Yanimda amcamin kizi Samiye vardi. Mevsim sanirim sonbahardi. Büyük bir ihtimallede eylül ayi olsa gerek, cünkü bag bozuluyordu. Anamlar bagda üzüm kesiyorlardi. Kesdikleri üzümleri tenekelerle at arabamiza tasiyorlardi. Bu üzümler köye gidecek ve pekmez yapilacakdi. Kisa hazirlik.
Anamlar üzümle ugrasirken Samiyeyle ben koca Mustafalarin baginin oralarda oynuyorduk. Yolun kenarinda bir sögüt agaci vardi. Biz sögüt agacinin altinda oynarken kulagimiza bir ugultu geldi. Kulak kabarttik, bu ugultu sögüdün basindan geliyordu. Basimizi yukariya cevirdigimizde sögüdün dallarindan birine bir ari ogulu toplandigini gördük. Bal arilari ogul verdiginde bu ogul genellikle kovanda kalmazlar ve ucar gider baska bir yere konarlar. Sanirim bu ari yigini da böyle bir oguldu. Arilar cok kalabalikdi. Binlerce belkide onbinlerceydi desem yeridir. Hava sicak oldugundan, beri öte ucusup duruyorlardi. Ama sögüdün basindan da pek uzaklasmiyorlardi.
Samiyeyle ben basladik arilari taslamaya. Arilar dalin tam tepesinde degillerdi. Yari yerindeydiler. Biz elimize birer tas alip arilara dogru biraz yaklasiyoruz, tasi fitlatip kaciyoruz. Arilar bir müddet sonra kizmaya basladilar. Her attigimiz tasdan sonra arilar bize dogru ucarak geliyorlar, biz daha hizli kaciyoruz. Ama arilar sögüt agacindan pek fazla uzaklasmiyorlar. Bir müddet bizi takip ettikden sonra gerisin geri oymaklarina dönüyorlardi. Biz iki cocuk cok eglenceli bir oyun bulmustuk. Ama ayni zamanda tehlikeli bir oyun. Belkide tehlikeli oldugu icin daha heycanli ve daha zevkli geliyordu bize.
Birinde elime bir tas alip iyice agaca yaklastim. Arilarin oymagina nisan alip tasi olanca gücümle firlattim. Hedefi tam tutturmusdum. Arilar cok kizmis olmalilar ki cok kalabalik bir ari sürüsü bizi epeyce kovaladi. Ama biz cocuklar o kadar hizli kaciyorduk ki, arilar pes edip gerisin geri sögüt agacina döndüler.
Samiye bu oyunun tehlikeli olmaya basladigini ve arilara fazla yakalsmadan tas atmamizi söyledi. Ben sanki ona hava atar gibi, "sen kiz oldugun icin korkuyorsun, ben erkegim, korkmam" dedim.
Tabi bu sözümün icini doldurmak icin elime büyükce bir tas aldim ve arilarin yanina iyice yaklasdim. 2-3 metre ya kaldi ya kalmadi aramizda. Elimdeki tasi tam arilarin ortasina olanca gücümle firlattim. Arilar bu kez öyle kizmislardi ki bu defa isini bitirdik senin ufaklik dercesine saldirdilar. Ama ben de olanca gücümle kaciyordum. Ben kactim arilar uctu, ben kactim arilar uctu. Kacarken dönüp dönüp arkama bakiyordum. Arilarin cogu geri dönmüsdü. Sadece 8-10 tane ari isin pesini birakmak istemiyorlardi. Bu defa beni cezalandirmaya kesin kararliydilar. Ama ben can havliyle kaciyordum.
Arilarin beni hala takip edip etmediklerini bi daha kontrol etmek icin kacarken basimi arkaya cevirmemle birlikde ayagim bir tümsege takildi ve ben tökezledim. Düsmemek icin birkac defa ellerimle yerden destek aldim ama dengemi saglayamadim. Düsdüm. Düsdügüm yer otlu bir yerdi. Otlarin arasinda bir kefen dikeni varmis. Olmaz olaydi. Kefen dikeni bir tencere büyüklügünde olur ve dikenleri de tipki bir kirpinin tüyleri gibi yukariya bakar. Ben popomla tam kefenin üzerine düsdüm. Bu arada arilar da benim yere düsdügümü firsat bilerek basima üsüsdüler. Cifte bela mi dersiniz, cifte ceza mi dersiniz.
Bir elimle aciyan popomu tutuyorum, diger elimle basimda ucusan arilari kovmaya calisiyorum. Belkide bu sahne sadece birkac saniye sürdü. Ama bana sanki saatlerce süren bir meydan muharebesi gibi geldi. Sonunda arilar beni ellerine gecirmislerdi. Intikamlarini öyle bir aldilar ki, elimden, yüzümden, basimdan beni sokdular. En az 7-8 yerimden sokmuslardi arilar beni. Popomdaki kefen dikenleri de cabasi.
Allah kücük günahlari hemen cezalandirir, büyüklerini ahirete birakir derler. Beni de hemen cezalandirmisdi. Hem arilarla hem de dikenlerle. Bu olay benim hayatimdaki en acili gündü.
Tabi ben sesimin yettigi yere kadar avaz avaz bagiriyorum. Anam kosarak yanima geldi. Olanlari Samiye anama annattiginda anam, "haketmissin oglum" dedi. Elim yüzüm balon gibi sisdi. Hele arinin biri dudagimdan sokmus. Günlerce acisini cekdim.
O gündür bu gündür arilardan cok korkarim. Nerede bir ari toplulugu görsem hizla onlardan uzaklasirim. Ha bir de, kefen dikeninden de nefret ederim.